|
|
| Sayın vekilim, değerli Hocam; öncelikle Solun, sosyal demokrasinin ülkede iktidarı sizin gibi dürüst, nitelikli kişiliklerin önderliğinde gerçeklecektir.Hocam bir iki hususa değinmek istiyorum.AKP'nin gerici politikalarına karşı kamusal alanı ticarileştiren neoliberal politikalarına karşı mücadele edemeyen, demokrasi dışı düşüncelerin dile getirildiği, kürsüden darbe çağrılarının yapıldığını hep beraber gördük. Seçim sonuçlarının da gösterdiği gibi bu yapılanlar AKP'yi güçlendirmiş, gericiliği beslemiştir. Çünkü insanların karnını laiklik ve milliyetçilik doyurmuyor. Aç insanlardan laiklik tehdidi ile ya da vatan-millet-bayrak söylemleriyle bir destek alamazsınız.
Solun durumunun içler acısını olduğunu söylemek gerekiyor. Ama Türkiye'de parçalı da olsa ciddi bir sol potansiyelin olduğunu da biliyoruz. CHP'nin mevcut yönetim ve politikalarının solun önünde bir tıkaç görevi üstlendiğini düşünüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi resmi ideolojiyi sahiplenerek Kürt sorununun imha ve inkâr politikaları üzerinden ele alarak, çözüme yanaşmama ısrarı ve solun Kürt sorununa ilişkin bütünlüklü, ortak bir çözüm üretemeyişi, önemli etkenlerdir. Bütün bunlar solun toplumla buluşma zeminlerini ve bu yöndeki faaliyetlerini engellemiştir.
Özetle, bizim bir siyaset kurmamız lazım. Kürt sorununun ilerici demokratik çözümü üzerinden Kürt siyaseti ile Türk solunu bir araya getirmek bugünün en önemli meselelerindendir. İkincisi, Türkiye'deki ezilenlerin, yoksul halkın hak mücadelelerini örgütlemek, her alanda kim bir taş koymuşsa onun yanına ikinci bir taş koymak gerekiyor.
70'li yıllarda Kürt hareketi ile Türkiye sol hareketi birbirini besleyen hareketlerdi. Kürt hareketi ile Türkiye sol hareketinin sınıf temelli politikalara yönelimi halinde özellikle sosyal muhalefet alanında çok güçlü birleşme noktaları var.
Bütün bunlarla birlikte toplumda yaratılan kutuplaşmaları aşacak, daha eşitlikçi, daha özgürlükçü bir Türkiye özlemini sahici kılacak, onu topluma güven verecek bir projeye dönüştürecek bir birliktelik gerekiyor.
Bugünkü yaşadığımız seçim sonuçları bize geniş bir hareket alanı da sunuyor aslında. CHP'nin artık barış, demokrasi, insan hakları ve sosyal politikalar açısından sol/sosyal demokrat bir parti olmadığı ortaya çıktı. Bu da ayrıca yeni sol bir seçenek açısından, solun diğer kesimlerinin bir program etrafında birleştirebilmeliyiz. Ayrıştırıcı, dışlayıcı olmadan yapıcı bir yol denenmelidir.
CHP'de somutlaşan milliyetçi, devletçi, seçkinci muhalefet anlayışının sol kabul edilmez. Süreç, sola zemin yaratacak bir boşluğu getirecek. Bu boşluğu kim doldurabilir, önümüzdeki dönemin sorusu bu.
Değerli hocam bunu biz dolduracağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.
Sonuç olarak;
1-Israrla ve inatla CHP de kalınmalıdır. Çünkü CHP değiştikçe TÜRKİYE değişecektir.
2-CHP Gençleşmeli. Genç bir genel başkan olmalıdır.
3-CHP yönetimi ve politikaları milliyetçi söylemi terk edip yüzünü sola dönmeli.
4-Kısa vade de mutlaka komisyonlar kurulmalı, bu komisyonlar Solun önder isimleri ve sivil toplum kuruluşları ile görüşmeli bununla birlikte Kısa bir zaman sonra yapılacak tüm il kongrelerine katılım sağlanmalı.
5- Ayda bir geniş katılımlı toplantılar gerçekleşmeli ve toplantılarda kısa orta ve uzun vade de yapılacaklar saptanmalı.
6-Muhalefet ideoljik yapılmalıdır, kişiler üzerinden muhalefet terk edilmelidir. Muhalefet ayrıştıcı değil birleştirici olmalıdır. Hareketin lideri en son beklirlenmelidir.
7-Mutlaka parti içinde diğer muhalefet grupları ile irtibat kurulmalı ve asgari müşterekler belirlenmeli ve ortak eylem planları çıkarılmalıdır.
Değerli hocam saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Partimizin ve Sosyal Demokrasinin iktidarına olan inancım tamdır. Saygılarımla.
Av. Sertaç EKE
|
|